YENİŞEHİR ŞUBESİ

Atatürkçü Düşünce Derneği 19 Mayıs 1989 yılında yani, Mustafa Kemal’in yeni Türk Devleti’ni yaratma doğrultusunda ilk adımı attığı 19 Mayıs 1919’un üzerinden tam 70 yılın geçtiği 1989 yılının 19 Mayısında Ankara’da kuruldu. ADD’nin kuruluşu yurt genelinde büyük heyecan yarattı.
Derneğin kurucu başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy 31 Ocak 1990’da yani derneği kurduktan 1 yıl sonra dernek çalışmalarını bitirip evine giderken kör bir akşam karanlığında saat 19.00 sıralarında katledildi.
Prof. Aksoy’dan, düşüncelerinden, enerjisinden, toplum katındaki gücünden korkmuşlardı ama Atatürkçüleri korkutamamışlardı.

Atatürkçü düşünce meşalesini yükseltmeye çalışanlara yönelik karanlık saldırıları planlayanlar da boş durmuyordu. Aynı yıl içinde 7 Mart 1990’da Çetin Emeç, 4 Eylül 1990’da Turan Dursun, 6 Ekim 1990’da Doç. Bahriye Üçok katledildi. Bütün bu katliamların ardından cumhuriyet düşmanları hakkında en etkili yazıları yazan, onların dünya görüşlerini en net ifadelerle topluma anlatan Uğur Mumcu’ydu. ADD’nin Prof. Muammer Aksoy’un beraberindeki Kurucular Kurulu’nda da yer alan, “Kalpaksız Kuvvacı” diye anılan Uğur Mumcu da 24 Ocak 1993’te katledildi. Mumcu’nun bedeninin aramızdan ayrılması ruhunu daha da güçlendirdi. Bu güç ADD’nin de güçlenmesini sağladı. ADD yurt genelinde yüzlerce şubeye ulaşmıştı. .

Atatürkçü Düşünce Derneği 1993 yılında resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile “Kamu Yararına Çalışan Dernekler” arasına alındı. Öyle ki, Türkiye’de kurulu yüz binden fazla dernekten farklı olarak  “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsüne yalnızca Türk Kızılayı, Yeşilay, Türk Hava Kurumu, ADD gibi az sayıda dernek sahiptir. Atatürkçü Düşünce Derneği fon adı altında da olsa yurt içi ve yurt dışındaki hiçbir kurum ve kuruluştan destek kabul etmemektedir. Derneğin genel merkez ve şube bütçeleri tamamen üyelerinin ve gönüllülerinin bireysel bağışlarıyla oluşturulmaktadır.

YENİŞEHİR ŞUBESİ’NİN KURULUŞU

İşte Atatürkçü Düşünce Derneği Yenişehir Şubesi de bu mücadele dolu yıllarda 1996 yılında Yenişehir’de şubeleşerek bir meşale daha yaktı. Şubemiz kurulduğu günden bu yana ilçemizde bir çok toplumsal, kültürel, eğitimsel, çevresel mücadelede başı çekerek saygın bir dernek olma konumunu daha da güçlendirdi. Hiçbir siyasi partiyle organik veya inorganik bağı bulunmayan derneğimizin tek ve öncü ilkesi Atatürk’ün bize emanet ettiği temel ideolojik değerlerlerdir.

90’lı yılların ikinci yarısında ADD’ye omuz verenlerin başında Prof. Ahmet Taner Kışlalı geliyordu. Bir dönem ADD’nin genel başkan yardımcılığını da yapan Kışlalı, “Kemalizm sadece geçmişin bekçiliği değil, aynı zamanda geleceğin kuruculuğudur” düşüncesini bayraklaştırarak derneğin Aydınlanma mücadelesinde çok daha önlerde olmasını sağladı. Prof. Kışlalı döneminde şube sayısı 500’leri, üye sayısı 100 binleri bulmuştu. Kışlalı da 21 Ekim 1999’da katledildi.

ADD’nin serüveni yukarıda özetlediğimiz Kışlalı kıyımıyla elbette bitmiyor. 2007 yılında başlayan Ergenekon soruşturmalarının ana hedeflerinden biri haline getirilen ADD’nin pek çok üyesi tutuklandı. Mücadelemizin ne kadar haklı olduğu 15 Temmuz darbe girişimiyle bir kez daha ortaya çıktı. ADD bütün bu badireleri aşarak 30’uncu yılına ulaştı. Nasıl ki Atatürk kendi yaşadığı dönemin bütün liderlerinin şu ya da bu nedenle gündemden düşmesine karşın hâlâ varlığını sürdürüyorsa elbette onun düşünceleri de Türkiye’nin 21. yüzyılına ışık tutmaya devam edecek. Atatürk’ü unutturmak isteyen ve O’nun devrimleriyle taçlandırdığı laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak isteyen güçlere karşı ise ADD her gün daha da güçlenen bir kale gibi mücadelesini sizlerin de katkılarıyla sürdürecektir. Sizler gibi Atatürkçü düşünceyi benimseyip bayraklaştıran dostlarımızın sayısı arttıkça daha da güzel günler göreceğimize olan inancımız sonsuzdur.